Erhan Şakar

2009-12-31 19:17:00

Mehmed Bayazıd Lisesi "Paçayı Bir Kurtarabilebilsem"   Fotoğraf:Mehmed Bayazıd Lisesi - Erhan Şakar Erhan Şakar'la ilk buluşmamızı anımsıyorum. Bir lisenin kapısında karşıladım onu. 80'li yıllar arabesk yaşama, arabesk müzik ortalığı sarıyor. Devir Turgut Özal devri. Herkes kendi paçasını kurtarma derdine düşmüş. Müzikçi Yaşar Kurt, Tunceli'de öğretmenlik yaparken kurşuna dizilen Nevzat Akdemir, (öğrencilerinin söyleyişiyle şeyit öğretmen) bir de Lale Abla, oyun üretmek için kolları sıvamışız. Oyuncu Erdoğan Akduman'ın bir metninden yola çıkarak oluşuyor gösterimiz. Adı, "Paçayı Kurtarabilebilsem". Güzel sesli bir inşaat işçisinin türkücü olma serüvenini anlatıyor. Yaşar şarkı söylemeye çalışıyor. Nevzat da o günlerde ortaya yeni çıkmış mesleklerden "badigard"ı oynuyor. Çok güzel bir ekibiz Hülya Karakoç, Jale, Ümran Sarıgül ve bir dolu genç. Oyunu müzikli yapmaya karar veriyoruz ama aramızda beste yapacak kişi yok. "Elinde gitarı, ince, uzun, çok yakışıklı biri geldi" Erhan'la ayaküstü tanıştık. Bir lisede; Mehmet Bayazıd Lisesi'nde oyun çalıştığımızı anlattım ve oyun metnini verdim. Birkaç hafta sonra okulun bahçesinden içeri girivermiş. "Elinde gitarı, ince uzun ve de çok yakışıklı biri geldi" diye haber getirdi liseli kızlar. Çocuklar bir telaş koşup iyi ses alan bir teyp ve boş kasetler buldular. Kayıt yapacak boş bir yer aradık ama yoktu. Boş bir odaya girdik. Oranın da camı kırıktı ve bahçede oynayan çocukların sesleri geliyordu. Erhan önüne bir kağıt açtı. Kağıtta çeşitli akorları anlatan yazılar vardı. Bir süre gitarı ile uğraştı. Ardından oyun için ürettiği müzikleri çalmaya başladı.   Çaldığı müzikte inanılmaz tınılar vardı. Bizim toprağa ait şarkılardı bunlar ama yerelin darlığına sıkışmadan çıkıyor ve yayılıyordu. Belki de sonsuza kadar yayılabilecek denli güçlü tınılardı çaldıkları. O camı kırık sınıfta fonda bahçeden gelen çocuk sesleriyle ilk çalışmamızı kaydederken biz de Erhan Şakar'la büyük bir... Devamı